Âşık Remzâni

 

 

 

SEFİL EDNA   17

 

Hazırlayan:

Namık Kemal DOĞANAY

Cevahır KARACA

Hasan OYTUN

    

 

            Asıl Adı Abuzer Doğanay olan Sefil Edna, Âşık Kemteri’nin oğludur. Zile’nin Yücepınar köyünde 1900 yılında doğmuştur. Yusuf ve Ali Rıza isimli iki oğlu; Esme, Menevşe, Gülüzar ve Satı isimli dört kızı olmak üzere altı çocuğu bulunmaktadır. Aynı zamanda Aşık Remzani’nin musahip (yol ) kardeşi  olan oğlu Ali Rıza Doğanay, saz çalma ve söyleme geleneğini ailede halen devam ettirmektedir.

            Oniki İmamların Sekizincisi olan İmam Rıza Ocağı’ndan gelen Sefil Edna; bağlamanın yanı sıra keman da çalabilen bir âşıktır. Sefil Edna‘nın Ustaları başta babası Kemteri ve Toramanlı Can Hatayî Baba’dır.

            Sefil Edna’nın şiirlerinin bazıları sözlü olarak dilden dile aktarıldığı için günümüze kadar gelmiştir. Ancak; yazıya aktarılmadığından dolayı, büyük bir kısmı ölümüyle beraber yok olmuştur. Deyişlerinde Fakir Edna, Sefil Edna, Edna mahlaslarını kullanmıştır.

            Sefil Edna günümüzde de çok bilinen ve kabul gören bir âşığımız  olan, aynı zamanda yeğeni ve damadı Âşık Sadık Doğanay’a ve Aşık Remzani`ye de ustalık etmiştir. Sefil Edna çiftçilik ve cem ibadetlerinde Dedelik-Zakirlik yaparak geçimini sağlamştır. 1965 yılında kendi köyü olan Yücepınar’da vefat etmiştir.

 

 

-1-

Allah meded ya Muhammed ya Ali

Günahkarım günahımı bağışla

İmam-ı Hüseyin Bektaş-ı Veli

Günahkarım günahımı bağışla

 

Halil’in narını çemen eyleyen

Münkirin gönlüne güman eyleyen

Doksan bin kafiri iman eyleyen

Günahkarım günahımı bağışla

 

Hazret-i Üveys’in nikabın veren

Serdar Muhammed’in yolunda duran

Bin bir kelâm Hazret-i Musa’dan soran

Günahkarım günahımı bağışla

 

İmam Hasan’la serin ele alan

İmam Hüseyin’le nur şehid olan

Zeynel’in zindanda pâyine gelen

Günahkârım günahımı bağışla

 

İmam Bakır kazanında sır olan

On iki buyruğu Cafer’e salan

On hatemi birinde tamam kılan

Günahkarım günahımı bağışla

 

Musa Kazım’ın Rıza’yla pazarı

İsm-i azam okur kılar gazayı

Yer yok iken gök yok iken ezeli

Günahkarım günahımı bağışla

 

Kün deyüp cihanın binasın kuran

Eyyub’u unulmaz derdlere salan

Taki Naki Askeriye yar olan

Günahkarım günahımı bağışla

 

Eyyubun kurdunu döküb sağ eden

Harman çöpünü ifrite bağ eden

Miracda ol Muhammed’e car eden

Günahkarım günahımı bağışla  

 

Bu Fakir Edna’ya sevdayı kılan

Üstadım Hatayi dersini alan

Bunda kalanların carına gelen

Günahkarım günahımı bağışla

 

-2-

Aşkın deryasından içip kanmayan

Kanan bilir kanmayanlar ne bilir

Biryan olup aşk narına yanmayan

Yanan bilir yanmayanlar ne bilir

 

Aşkın badesinden içip aymıyan

Var malını hak yoluna koymayan

Dünyasını ahretine saymayan

Yanan bilir yanmayanlar ne bilir

 

Aşkın badesinden içen mest olur

Allah bir, Muhammed-Ali dost olur

Pir elinden bade içen mest olur

Olan bilir olmayanlar ne bilir

 

Kim dinledi çarh semahın sesini

Arif bilir gevherlerin hasını

Oniki İmamların gül libasını

Giyen bilir giymeyenler ne bilir

 

Her dem vahdetimiz bahar bağ olur

Solmaz güllerimiz daim sağ olur

Muhabbetin yayığında yağ olur

Yiyen bilir yemiyenler ne bilir

 

Fakir Edna’m duy mananın aslını

İmam Cafer buyruğunun dersini

Üstadım Hatayi hub nefesini

Alan bilir almıyanlar ne bilir

 

-3-

Bak şu dünya nın tersinedir işi

Yahşi dururken yaman satılır

Altını saf edemez her kişi

Eritir çıkar su hemen satılır

 

Değerli Ademler kalmış yalınız

Değersizler elde gezer tertemiz

Alan kör, satan kör kantar ayarsız

Bak ki buğdaydan fiyatlı saman satılır

 

Başa gelmeyen gelir akıla

Herkes koymuş dilinin altına bir bakla

Sefil Edna'm derkı matemin sakla

Birgün olurki malın satılır

 

-4-

Bunca muhibbanın arz eder gelir

Niyazmendi olur darına durur

Efendim cümlenin muradın verir

Duamızı kabul eyle efendim

 

Yüzlerim sürerek geldim Dergah´a

Tevella tecella nokta-yı bab´a

Babında bulurlar dertlere deva

Duamızı kabul eyle efendim

 

Güzeller soyusun hasbet´en-lillah

Ayırmam özümü hem vallah billah

Hem Veliyeddin hem nur-u Feyzullah

Duamızı kabul eyle efendim

 

Ahmed Cemaleddin balkıyor nuru

Hürrem Veliyeddin ümidim varı

Bu Sefil Edna´nın ah ile zarı

Duamızı kabul eyle efendim

 

-5-

Çok günah işledim senin katında

Eriş Şah-ı Merdan sen imdad eyle

Kul daralmayınca Hızır yetişmez

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Yalvarması boynumuza farz oldu

Edep erkan mü’minlere farz oldu

Mü’minin secdesi Hak niyaz oldu

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Kimi kaildir mahşer kalan davaya

Şah Hasan’a ağu verdi Muaiye

İmam Hüseyin Mürvet eyle canıma

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Zeynel’i zindana atan o soydur

Muhammed Bakır’a verilen paydır

İmam Cafer erkanı kadim bir yoldur

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Musa Kazım ile salâyı veren

İmam Rıza mescide giren

Taki ile Naki carına gelen

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Askeri’nin askerine katılan

Kul olup Behl, Buhara’da satılan

Çöl Kufe şehrinde nâra atılan

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Kırkların cemine beraber gelen

Server Muhammed’in bacını alan

Sancağını çeküb Zülfikar çalan

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

Fakir Edna’m der ki bu sırra eren

Üstadım Hatayi dârına duran

Tamuda yanar mı nurunu gören

Yetiş Hızır Nebi sen imdad eyle

 

-6-

Deli gönül gussalanup gam yeme

İnşallah dumanım yer Koca Leşker

Gönül intizardır her dem yoluna

Bize hayırlısın ver Koca Leşker

 

Koca Leşker sen kırklardan birisin

Kırkların birine neşter urursun

Selman Faris’dedir kanın görürsün

Bir damla kan geldi al Koca Leşker

 

Selman geldi şeydallahdan yarsalar

Şeydallahın bir araya koysalar

Bir üzüm danesi vardır ezseler

Ezen el senindir er Yüce Leşker

 

Engür ezdi ol kırklara içirdi

Kanad verdi pervaneye uçurdu

Üryan biryan etti dara geçürdü

Anlara biryan himmet kıl Koca Leşker

 

Koca Leşker seher yerde oturur

Fırat suyu bad-i saba getürür

Cümle erenlere gülbang yetürür

Cümlenin muradın ver Koca Leşker

 

Sultan ağu cana çıkıyor başı

Nice erler vardır yareni eşi

Seyd İsmail Seyyid Halil sırdaşı

Taze fidan bitti gül Koca Leşker

 

Fakir Edna’m der ki çağlasam aksam

Fırat suyu gibi yüzüne baksam

Üstad Hatayi’den seyrana çıksam

Dilerim muradım ver Koca Leşker

 

-7-

Dostun hasretinde dârı dünyada

Açılan bahçede güller sevdiğim

Beni mecnun ettin aşkı sevdandan

Yok mudur göğsünde iman sevdiğim

 

Kul olam kapıyı  bana da göster

Hüsnün kitabını eyledim ezber

Seni görmeyeli ey nazlı dilber

Yok mudur göğsünde iman sevdiğim

 

Başına bağlamış sırmalı çember

Yanağın kokusu misk gibi amber

Şu Sefil Edna’ya bir selam gönder

Gözlerim yolunda kaldı sevdiğim

 

-8-

Felek senin elinden abayı dolanı görmedim

Senin cengine gidip geri geleni görmedim

Nice Süleyman´lar tahttan tahta hükmeyledi

Tahtında baki kalan sultan görmedim

 

Gah binerim aşk atına, gah kalırım piyade

Benim derdim bana yeter senin derdin ziyade

Korkarım ki hasret koyasın beni dünya da

Ey sitemin benden çoktur sana borcum ne felek

 

Beni mi gördü gözün, yad eli göremedin

Benimle ne mal kazandın, pay edip bölemedin

Üç verdiysen beş vereyim ne verdin alamadın

Ey sitemin benden çoktur sana borcum ne felek

 

Sefil Edna`m bu dünya da günüm geçti zar ile

Gelmedi sağ yardan bir haber kaldım efkar ile

Yönümüz Kerbela´ya döndü cengimiz ağ yar ile

Ey sitemin benden çoktur sana borcum ne felek

 

-9-

Gönül arzu kıldı yüzün görmeğe

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

İster senden bir kılağuz almağa

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

Alçağı yücesi sana görünür

Gönül düşmüş peşinize sürünür

Her ne günah dersen ben de bulunur

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

Dayanmalı ol Sultanın nazına

Yüz sürelim ayağının tozuna

Sevdiğim nikabın almış yüzüne

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

Makamınız imamların makamı

Kerbela’da akar şehitler kanı

Hasan Hüseyin Fatma Ana’nın canı

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

İmam Zeynel paralandı bölündü

Muhammed Bakır’a secde kılındı

Cafer-i Sadıkdan yadigar kaldı

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

Önce senin müşkilini kandıran

Ayağını od’a sokub yandıran

Musayi Kazm’a secde kıldıran

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

O cihana bu cihana sır geldin

Taki Naki Askeri`ye gül geldin

Mehdi Resul ile Zülfikar çaldın

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

Fakir Edna’m yakar kendi başını

Yemende seyrettim der savaşını

Üstadım Hatayi’nin sır kardeşini

Kızıl Deli Sultan aman mürüvvet

 

-10-

Her gördüğüne meyil verme

Sabreyle gönül sabreyle

Ermediğin yere gitme

Sabreyle gönül sabreyle

 

Sakın doğru yoldan çıkma

El atına binüb aşma

Kılavuzsuz yola düşme

Sabreyle gönül sabreyle

 

Sabırdır farz ile sünnet

Sabrın makamı cennet

Sabırdır Ali Muhammed

Sabreyle gönül sabreyle

 

Her iş makamını bulur

Sabırla koruk hal olur

Sabır baş selamet gelir

Sabreyle gönül sabreyle

 

Lailahe illallahdır adı

Bir ismini sabır koydu

Kırklar bir üzümde kandı

Sabreyle gönül sabreyle

 

Fakir Edna’m bu ne dalga

Sakın sabrı elden koma

Üstad Hatayi’den kalma

Sabreyle gönül sabreyle

 

-11-

Himmet edin erenler bende gideyim

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

Dünya dan ahrete ikrar güdelim

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

Mümin olan canlar bir ikrara bağlandı

Bülbülün ötüşü bağrımı deldi

Canandan ayrılması bana zor geldi

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

Dilerim Leylasın Mecnunun bulsun

Konan göçtü gelen nişana dursun

Balım Sultan bize kılavuz olsun

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

Yarim yollara çıkmış bakıyor

Güzel koku miski anber kokuyor

Bizim nasip usul usul kalkıyor

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

Sağ yar olup aşk atına koşalım

Gedik bekçisiyle çöller aşalım

Büyük küçük gelin helallaşalım

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

Fakir Edna'm derki ayrılık zordur

Ayrılık elinden yüreğim yandı

Aşkın badesini içtimde kandım

Yaktı şu sinemi yine ayrılık

 

-12-

Muradlar verici ol gani Settar

Erdi muradımı elhamdülillah

Ali Muhammed’dir Muhammed Ali

Gördüm bir elmadır elhamdülillah

 

Ali Muhammed’dir Muhammed Ali

Anlar kurdu doğru yolu erkanı

Tarikat ilmidir marifet gülü

Erdim hakikate elhamdülillah

 

Tarikat de marifete yar oldu

Yedi kudret deryası da sır oldu

Cebrail rehberdi Ali pir oldu

Erdim hakikate elhamdülillah

 

Şeriatı dahi yeni yaptılar

Yetmişiki millet ana taptılar

Bir kale var yetmiş üçe yaptılar

Kerpici nurdandır elhamdülillah

 

Ol kaleye giremedi lâ denler

İmamlar nesline buğuz edenler

Dünyada eliyle ağu yutanlar

Anlar didar görmez vallah u billah

 

Arşullahda yedi kapu açıldı

Hakkın rahmeti kullara saçıldı

Müminlere hulle donu biçildi

Giydim libasından elhamdülillah

 

Fakir Edna’m bu manayı seçmeli

Üstadım Hatayı konup göçmeli

Aşık olan bu doludan içmeli

Kandım cür’asından elhamdülillah

 

-13-

Sabah erken vardım Seyyid Baba’ya

Yüzüm sürdüm şahinlerin başına

Dolandım tecelli kıldım dergahına

Vardım düştüm sancağının başına

 

Bir ismi Hayder’dir bir ismi Ali

Sancağı cennetten geldi bu veli

Hak nazar eyledi doldu bir dolu

Canım kurban kadeh sunan eline

 

Ol Sultan Saçlı’yı yanına aldı

İsteyen kulların muradın verdi

Kızıl elmaya dek kafiri kırdı

Yüz sürerek günbedinin taşına

 

Leşker-i abdala çıkıyor eli

Kimsenin kalmadı kendiye dili

İmam Hüseyin ile Bektaş-ı Veli

Canım kurban beratına işine

 

Ehl-i Müslim Ali aba yarıdır

Koca leşker günahları arıdır

Sultan ağu can cümlenin piridir

Yüz sürelim eşiğine başına

 

Sefil Edna’m der ki babına varsam

Yeşil sancağına yüzümü sürsem

Ölmeden gözümü açsam da görsem

Gör üstadım Hatayi’nin işine

 

-14-

Selman Ali ile hesap görünce

Elinde bir deste gülüdür Hayder

Zühre yıldızı da kırk bin yıl evvel

Alnında balkıyan nurudur Hayder

 

Arifler cihanı eledi seçti

Yüzünü görenler dünyadan geçti

On iki aşık da meyinden içti

Kudret bahçesinin gülüdür Hayder

 

Aşık mıdır dürlü bade içmeyen

Arif metaına baha biçmeyen

Talip midir kıl köprüsün geçmeyen

İsm-i Şah talibin yoludur Hayder

 

Üç ismi de aşıklara verdiler

Altı ayda hesabını gördüler

Dört isimde muradına erdiler

Yedinci kapunun gülüdür Hayder

 

Yapılmıştır yedi damın kapusu

Açılmıştır sekiz uçmak kapusu

Oniki İmam on dört ma’sum pak hepisi

Ol cümleden ulusudur Hayder

 

Fakir Edna’m bu manalar yazılmaz

Diid olmayınca kalem düzülmez

Maya olmasa mürekkeb ezilmez

Üstad Hatayi’nin elidir Hayder

 

-15-

Vücutum şehrini seyran eyledim

Girdim o  şehire Şah`lar Şah`ı var

Ücyüzaltmışaltı sokağın yokladım

Dörtbindörtyüzkırkdört men deryası var

 

O şehrin içinde men yari gördüm

Aşıklar dilinde imrana erdim

Her ne yana baktım mehmanı gördüm

Mehmanın gözünde beytullahı var

 

O şehrin içinde yaptığım yapı

Muhammed Ali`dir taptığım tapı

Arş-ı âlâdan açılır ol yedi kapı

Ol yedi kapının yetmış harfi var

 

O şehrin içine giren uyaktır

Bir camisi var yetmişüç boyaktır

Şeriat, Tarikat, Marifet haktır

Hakikatın doğru rahi yolu var

 

Bir camisi var kırksekiz direkli

O da hergün müminlere gerekli

Sefil Edna`m biner altın buraklı

Kazası mümkündür eyvallahı var

 

-16-

Yatarken üstüme geldi erenler

Yatan ne yatarsın uyan dediler

Elinde badesi pirim karşımda

Al şu badeyi de ihsan dediler

 

Uyandım gafletten açtım gözümü

Erenler hakine sürdüm yüzümü

Hak söyletti ben söyledim sözümü

Doksan bin kelama ıyan dediler

 

Benim halim bilsen içler acısı

Yüreğimden çıkmaz pirin acısı

Sorsan her gün örttük yarin kapısı

Her sırrı Edna’ya beyan dediler

 

-17-

Yüzünü türaba sürmüş gideyi

Çağlar sular İmam Hüseyin deyu

Gece gündüz arzulamış gideyi

Ağlaşırlar İmam Hüseyin deyu

 

Gece gündüz arzulamış gideyi

Dolap su vermeğe figan edeyi

İmamları ismini vird edeyi

İnler dolap İmam Hüseyin deyu

 

Hesap eyle baharını yazını

Fark ede gör ördeğini kazını

Dinleyin turnanın tor avazını

Çağrışırlar İmam Hüseyin deyu

 

Katarlanmış birbirini yederler

Çığrışurlar Kerbela’ya giderler

İmam İmam deyu nevha ederler

Ağlaşırlar İmam Hüseyin deyu

 

İmamlar da Kerbela’da yatarlar

İmam Ali Şah Abbas’a yeterler

Kerbela çölünde samah tutarlar

Çığrışurlar İmam Hüseyin deyu

 

İmamların yasın biz de çekelim

Gözümüzden kanlı yaşlar dökelim

İmamlar yoluna serden geçelim

Ağlaşalım İmam Hüseyin deyu

 

Fakir Edna’m ağlamışım gülemem

Sel sel oldu çeşmim yaşım silemem

Üstadım Hatayi kimse bilemem

Ağlaşalım İmam Hüseyin deyu

 

                                                        - Ozanlarımız  -