Âşık Remzâni

 

 

 

Arzuman Ocağı (Arzuman Yunus)

 

Hüseyin ELMAS

 

 

Ocaklarla ilgili yaptığımız araştırmalarda ocak kurucularının yaşadığı dönemler ve ocakların tarihini mümkün olduğunca doğrulayarak yazmaya çalışıyoruz. İncelediğimiz birçok ocağın tarihleri çeşitli yazarlara göre farklılıklar göstermektedir. Bu kaynaklardaki bilgileri ve sözlü anlatımları yan yana getirerek, örtüştürerek, doğru olma ihtimalini süzgeçten geçirerek yazmaya çalışıyoruz. Ocak kurucularının yaşadıkları dönemleri, yaşadıkları dönemlerde ilişki içerisinde oldukları kimliklerin, kişiliklerin, tarihi olayların yaşandığı zamanları özellikle göz önünde bulundurarak en doğrusunu veya en doğrusuna yakınını yazmaya çalışıyoruz.

 

Özellikle bazı ocakların tarihlerinde çok fazla çelişki ile karşılaşmaktayız. Bu ocaklardan birisi de Arzuman Ocağıdır. Hakkındaki çok kısıtlı bilgilerle elde edebildiğimizi yazabilmekteyiz.

 

Arzuman Ocağı dedesi araştırmacı yazar Ali Bektaş dede yazdıklarıyla şu bilgileri aktarmaktadırlar.

 

“On iki imamlardan Zeynel Abidin oğlu Yunus, Emevilerce öldürülür. Ölmeden önce eşi hamile kalmıştır. Bu çocuğun doğmasını çok arzulamaktadır. Çocuk doğunca adını Arzuman Yunus koyarlar. İyi bir eğitim alır. Erdebil ocağı onu Anadolu’ya gönderir. 14. yüzyılda Horasan, Şam yöresi ve yaz aylarında Bolkar dağlarına gelir. Buradaki Türkmenlere önderlik eder. Hakk’a yürümeden önce vasiyeti üzerine Medetsiz tepesine gömülmek istediğini söyler ve vasiyeti yerine getirilir.”

 

İmam Zeynel 658-714 (veya 719) arasında yaşamıştır. 680 yılında gerçekleşen Kerbela kıyımında yirmi iki yaşındadır. Kerbela kıyımından sonra çocukları doğmuştur. Torunlarının doğumu 700 yılından sonradır. Arzuman Yunus’un İmam Zeynel’in torunu olması mümkün görünmemektedir. Olsa olsa on sekiz-on dokuzuncu göbekten torunudur. 14. yüzyılda Anadolu’ya gelişi ile İmam Zeynel’in torununun yaşadığı 8. yüzyıl arasında 600 yıl vardır. O halde şöyle diyebiliriz:

 

Arzuman Yunus 13. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştur. Erdebil süreğinden gelmektedir. 14. yüzyılda Horasandan, Şam üzerinden Bolkar dağlarının bulunduğu Tarsus’a gelmiştir. Bolkarlarda Bozoğlan denen ziyarette yatmaktadır. Makamı buradadır. Soyu İmam Zeynel’e dayanmaktadır. Ocak ile ilgili en yoğun izlere bugün Sivas ve İzmir Narlıdere’de rastlanmaktadır. Arzuman Ocağının Çepni boyundan olması en kuvvetli ihtimaldir. Birde Bayatlardan Arzumanlı diye söz edilmektedir. Secere ve icazetnamelerden anlaşıldığına göre ocak, Dede Garkın ocağından el almaktadır.

 

Arzuman Yunus’un Bolkarlar Bozoğlanda bulunan ve yıkık olan türbesinin yeniden onarılması ile ilgili şöyle bir menkıbe anlatılır:

 

Arzuman Yunus, Tarsus Çamalan köyünden bir tahtacının rüyasına girer ve “Benim üstüm açık, bir türbe yapın” der. Tahtacı, “Katırımın ayağı kırık, belim bükük, ben altından kalkamam” der. Arzuman Yunus, “Yarın sabah katırının ayağı sağlam olacak” der. Tahtacı sabah uyanınca bakar katır sapasağlamdır. Köylüleri toplar “Bize görev geldi” der. Katırlara taş, tahta, kereste, yüklerler. Bolkar dağındaki Arzuman Yunus’un türbesini yaparlar.

 

Yörede yaşayan Türkmenler, Karaman, Ayrancı ve bölgeye yazlamaya gelen Yörükler sürekli olarak türbeyi ziyaret ederler, kurbanlar keserler, dilekler diler ve niyaz ederler. Arzuman Yunus’un adı Bolkar Bozoğlan olarak da anılır.

 

Çok yakın tarihte Arzuman torunlarından birisi rüyasında Arzuman Yunus’u görür. Arzuman Yunus “Benim türbemi kazıyorlar, beni kurtarın” diyerek feryat eder. Ankara’da oturan bu torun türbenin olduğu yere gelir ve görür ki türbe, define arayıcıları tarafından dinamitle oyulmuştur. Harabe olmuştur. Define arayıcıları suçüstü yakalanmıştır. Torunları türbeyi yeniden onarmak için elbirliği yapmışlar. Mersin Tahtacılar Derneği de destek vererek yeniden onarmışlar. Her yıl temmuz ayında Bağlarbaşılılar, Çamalanlılar ve çevre köyler tarafından Arzuman Yunus’u anma etkinliği yapılmaktadır.

 

Arzuman Ocağı Arzumanlılar olarak da bilinen ünlü bir Alevi ocağıdır. Ocak dedeleri Sivas Yıldızeli Kıvşak köyünde, Hacıbektaş kazasının Ayhan köyünde, Yozgat Sarımbey köyünde, Tarsus’un Yüksek köyünde ve Bağlarbaşı mahallesinde bulunmaktadır. Hacıbektaş’ın Engel köyünde de Arzumanlar denen bir sülale vardır ancak asimile olmuşlardır.

 

Ocağın talipleri Adana Sarıçam Mahallesi, İzmir Narlıdere, Yozgat Dölderesi, Karatepe, Kaşkışla ve Kababel köyleri, Yıldızeli Kıvşak köyü, Şarkışlanın Ağılkaya, İğdecik, Kıvrıl, Kümbet köyleri, Hacıbektaş’ın Çivril, Ağaç, Kanak, Ünallı, Bazlı, Bağlarbaşı köyleri Eskişehir merkeze bağlı Aşağıçağlan köyü, Aksaray’ın Süleymanöyük köyünde Arzuman ocağı talipleri yaşamaktadır. Ayrıca Şarkışla’nın Hüyük Sarıkaya, Karakaya, Sultan, Aşağı ve Yukarı Yüreğil köylerindeki Arzuman talipleri Şarkışla’nın Ağılkaya köyünden gelip buralara yerleşmişlerdir.

 

Tarsus’un Bağlarbaşı mahallesindeki talipleri Tolaoğlu ve Şekuroğlu sülaleleridir. Ocağın talipleri Şekuroğlu, Tolaoğlu ve Arzuoğlu olmak üzere üç gruptur. Antep kökenli olan Arzumanları 16. yüzyılda Tarsus yöresinden buraya göçmüşlerdir. Arzuman talipleri Malatya, Sivas, Yozgat, Çorum, Nevşehir, Narlıdere ve Tarsus’a dağılmışlardır.

 

Yolunu, erkânını, ulularını, erlerini, pirlerini unutmayan, sahip çıkan, onların yolundan giden yol erlerinin demine hü.

 

                                                            - Makaleler -